He tenido el honor de ser traducida del inglés al turco por el poeta Mesut Senol a quien conocí hace muchos años en Alemania y con quien he mantenido una bella amistad. Participabamos entonces de un festival en Roedermark. Estoy inmensamente agradecida con Mesut por este inmenso regalo y les comparto el enlace de la página para que la puedan disfrutar.
María Juliana Villafañe – Mesut Şenol
María Juliana Villafañe
María Juliana Villafañe, Portro Riko doğumlu şair, öykü yazarı, oyun yazarı, senarist, mütercim ve popüler müzik bestecisidir. Puerto Rico Metropolitano Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Interamerican Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim görmüştür. Edebi kariyerinde Aires de Tormenta, Dimensiones, Dimensiones en el Amor ve çocuk edebiyatı alanındaki eserleri dâhil olmak üzere beşten fazla şiir kitabı yayımlamıştır. Eserleri ve şiirleri uluslararası dergilerde ve seçkilerde yer almış; İspanya Yazarlar Derneği (SGAE) üyesi olarak popüler müzik besteleri de seslendirilmiştir. Uluslararası kültür-sanat organizasyonlarında yetkili temsilci ve danışman olarak görev yapan Villafañe, yaşamını Miami ve Portro Riko merkezli olarak sürdürmektedir.
UNIVERSALITY
Love
sentiment
that can never be apprehended,
water that descends hillsides
gets lost in remote places,
seeps through the interstices of life
lunges briskly through the body,
neutralizes the soul,
great unknown
hides in the gaze,
or launches,
to break down barriers
tear down walls.
Love is silence,
scream on the precipice,
where we let out the demons
that populate us.
It is surrender,
universality
that we have yet to achieve.
EVRENSELLİK
Aşk
duygusallık
asla anlaşılamaz,
tepelerden aşağıya inen su
uzak diyarlarda kaybolur,
hayatın
boşlukları arasından sızar
çabucak bedene saldırır,
ruhu etkisizleştirir
kocaman bir bilinmezlik
bakışlarda saklıdır
ya da fırlar,
engelleri yıkar
duvarları yerle bir eder.
Aşk sessizliktir,
uçurum başında çığlık
bizim aramızda yaşayan
şeytanlıklara izin verdiğimiz yerde atılır.
Bu, teslim olmadır,
Evrensellik
henüz elde edemediğimiz bir şeydir.
Türkçeye Çeviren: Mesut Şenol
THE POETRY TRAIN
I have been asked,
to take the poetry train
to my country
to the boundaries of my existence.
Shout that it is enough,
a protest
something that raises the voice,
against anything that cries injustice.
Poverty, starvation, racism
inequality, abuse.
To raise our voice
is to poke the inaction,
of those who live
without screaming the pain of others
it is not walking the labyrinths,
of the living in the cemeteries
the innocent jailed
or the children, that like dirty rats
inhabit the sewers,
of any city.
All stigmatized!
By whom?
Social hooded
that nobody sees
they corrupt, steal, and kill.
We
wander the streets,
like ghosts that everyone sees
projecting the illusion of anonymity
justifying
social inertia.
ŞİİR TRENİ
Benden istendi
şiir trenine binip
ülkeme,
varoluşumun sınırlarına gitmem.
“Yeter artık!” diye haykırmam
bir protesto,
adaletsizlik diye bağıran her şeye karşı
ses yükselten bir eylem.
Yoksulluk, açlık, ırkçılık,
eşitsizlik, istismar…
Sesimizi yükseltmek,
başkalarının acısını haykırmadan yaşayanların
eylemsizliğine bir dürtü, bir itki olmak.
Bu, mezarlıklarda yaşayanların,
haksız yere hapsedilen masumların
ya da herhangi bir şehrin kanalizasyonlarında
kirli fareler gibi barınan çocukların
labirentlerinde dolaşmak değil.
Hepsi damgalanmış!
Kim tarafından mı?
Kimsenin görmediği,
yüzü örtülü o “sosyal” figürler tarafından
yozlaştıran, çalan ve öldürenler tarafından…
Biz ise
sokaklarda dolaşıyoruz,
herkesin gördüğü hayaletler misali
anonimlik yanılsamasını yansıtarak
toplumsal eylemsizliği
meşrulaştırıyoruz.
Türkçeye Çeviren: Mesut Şenol